Sirküler

image description

Sözleşme Damga Vergisi, İhale Kararına İlişkin Damga Vergisi Ve Kamu İhale Kurum Paylarının Tek Seferde Mi Gider Yazılacağı Yoksa Satılan Malın Maliyeti İle Mi İlişkilendirileceği

Tarih               : 08.07.2017

Sıra No           : 2017/47

Konu              : Sözleşme Damga Vergisi, İhale Kararına İlişkin Damga Vergisi Ve Kamu İhale Kurum Paylarının Tek Seferde Mi Gider Yazılacağı Yoksa Satılan Malın Maliyeti İle Mi İlişkilendirileceği

Uygulamada, vergi mükellefleri tarafından pek çok konuda tereddüte düşülmektedir. Bu konuları, soruların yoğunlaşmasından tespit edebiliyoruz. Bu konulardan birisi de; kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan mal ve hizmet alım ihaleleri sonucunda düzenlenen sözleşmelerin damga vergisi, ihale kararına ilişkin damga vergisi ve kamu ihale kurum paylarının doğrudan gider mi yazılacağı, yoksa sözleşme kapsamındaki teslim ve hizmetlerin maliyeti ile mi ilişkilendirileceği, doğrudan gider yazılacaksa bunun ödendiği dönemde mi yoksa mal teslimi veya hizmet ifasının yapılacağı yılda mı gider yazılacağıdır.

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı verdiği 17.11.2016 tarihli ve 38418978-125[6-16/6]-366088 sayılı özelgesinde bu konuya açıklık getirmiş olup, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan mal ve hizmet ihaleleri sonucunda düzenlenen sözleşmelerin damga vergisi, ihale kararına ilişkin damga vergisi ve kamu ihale kurum payının,

- Satılan mal veya hizmetin maliyeti ile ilişkilendirilmeyeceğini,

- Ödendikleri dönem kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceğini

açıklamıştır.

Özelgede yer alan bu açıklama, son derece net ve anlaşılır niteliktedir. Söz konusu özelgenin tam metni önemine istinaden aynen aşağıdadır:

“T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Tarih  : 17.11.2016

Sayı     : 38418978-125[6-16/6]-366088

Konu   : Sözleşmeden doğan damga vergisi ve kamu ihale kurum paylarının tek seferde mi gider yazılacağı yoksa satılan malın maliyeti ile mi ilişkilendirileceği.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin alınan ihaleler kapsamında resmi kurumlara akaryakıt teslimlerinde bulunduğu, akaryakıt teslimlerine ilişkin sözleşmelerin imzalandığı yıl ile akaryakıtın teslim edildiği yılın farklı olduğu belirterek, sözleşmelerden doğan damga vergisi, ihale karar damga vergisi ve kamu ihale kurum paylarının ödendikleri takvim yılının gideri olarak tek seferde mi gider yazılacağı yoksa sözleşme kapsamındaki teslimlerin yapıldığı takip eden yıl veya yıllarda bu teslimler oranında satılan malın maliyeti ile mi ilişkilendirileceği hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükellefin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, bu kazancın tespitinde de Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 38 inci maddesinde ise;

"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce;

1- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

2- İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."

hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde de, işletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçların da safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Ticari kazancın tespitinde "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet veya tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

Buna göre, şirketiniz tarafından akaryakıt satışlarına ilişkin olarak düzenlenen sözleşmelerden doğan damga vergisi, ihale karar damga vergisi ve kamu ihale kurum paylarının, teslim edilen akaryakıt maliyetleriyle ilişkilendirilmeksizin ödendikleri dönem kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.”

Saygılarımla.

 

 

 

 

 

 

Abdullah TOLU

Yeminli Mali Müşavir

TOLUEN YMM DENETİM VE DANIŞMANLIK